Hareketsizlik ve Osteoporoz İlişkisi: Uzman İnceleme
151 okunma

Hareketsizlik ve Osteoporoz İlişkisi: Uzman İnceleme

ABONE OL
Şubat 26, 2024 14:46
Hareketsizlik ve Osteoporoz İlişkisi: Uzman İnceleme
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Osteoporoz, kemiklerin sertliklerinin azalması nedeniyle kırılgan hale gelmeleriyle karakterize edilen yaygın bir kemik hastalığıdır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, konuyla ilgili önemli bilgiler sunuyor. İnanır, osteoporozun genellikle omurga, kalça ve el bileği gibi bölgeleri etkilediğini ve genellikle kırık oluşmadıkça belirtilerinin fark edilmediğini belirtiyor.

Osteoporozun belirtileri arasında en yaygını omurga ve sırt bölgesinde oluşan ağrılardır. Zayıflayan kemiklerde mikro kırıkların oluştuğunu ve bu kırıkların vücut tarafından yeterince onarılamadığında büyük kırıklara neden olabileceğini vurgulayan uzman, bel ve sırt ağrısı, boyda kısalma, kamburlaşmaya gidebilen kırıklar gibi belirtilerle osteoporozun varlığının fark edilebileceğini belirtiyor.

Osteoporozun kadınlarda daha sık görüldüğünü ve genellikle menopoz sonrasında kemik erimesi ve kırıkların sıklıkla ortaya çıktığını belirten İnanır, kadınlarda menopoz öncesinde kemik erimesine daha az rastlanmasının kadınlık hormonlarında azalma ile ilişkilendirildiğini ifade ediyor.

Erkeklerde osteoporozun daha nadir görüldüğünü belirten uzman, bunu erkeklerin genellikle kadınlara göre daha kısa ömürlü olmalarına, iskelet gelişimi sırasındaki yüksek kemik kütlesine, testosteronun kemikler üzerinde koruyucu etkisinin olmasına ve erkeklerde menopoz gibi bir durumun olmamasına bağlıyor.

Osteoporoz risk faktörlerini sıralayan İnanır, ileri yaş, genetik yatkınlık, yetersiz güneşlenme, kalsiyum, fosfor ve D vitamini eksikliği, kadın cinsiyet, menopoz sonrası dönem, tiroid ve cinsiyet hormonlarına dair bozukluklar, adrenal bez hastalıkları, sürekli steroid içerikli ilaç kullanımı, sigara, alkol ve kahve tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı gibi faktörlerin osteoporoz riskini artırdığını belirtiyor.

Osteoporoz tanısının DEXA adı verilen bir yöntemle konulabildiğini söyleyen İnanır, tedaviye başlamadan önce hastanın durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğini ifade ediyor. İlaç ve ilaç dışı yöntemlerle tedavi edilebilen osteoporozda, koruyucu tedavinin ana esasının hastaya aktivite kazandırmak ve egzersiz yaptırmak olduğunu belirtiyor. İlerlemiş osteoporozda ise omurga kırıkları gibi sorunlarla başa çıkmanın yollarına değiniyor.

Uzman, osteoporozdan korunmanın yolları arasında küçük yaşlardan itibaren kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme, spor yapma, güneşlenme alışkanlığı kazandırma, sigara ve alkolden uzak durma, osteoporozun erken tanınması ve tedavisinin zamanında başlaması, kırık oluşumunun önlenmesi gibi önlemlerin alınmasını öneriyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.