Türkiye’de sosyal politika alanında uzun süredir tartışılan ve özellikle dar gelirli kesimler tarafından yakından takip edilen vatandaşlık maaşı uygulamasında somut adımlar atılmaya başlandı. Devletin, artan hayat pahalılığı ve gelir dağılımındaki dengesizlikler karşısında daha kapsayıcı bir destek mekanizması oluşturma hedefiyle gündemine aldığı bu yeni model, hane gelirlerini asgari bir refah seviyesine taşımayı amaçlıyor. Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda vatandaşlık maaşının klasik sosyal yardımlardan farklı olarak süreklilik esasına dayanan, gelir tamamlayıcı bir sistem olarak kurgulandığı ifade ediliyor.
Yeni modelde temel prensip, bir hanenin toplam gelirinin belirlenen eşik değerin altında kalması durumunda, aradaki farkın devlet tarafından düzenli olarak karşılanması üzerine kuruluyor. Böylece vatandaşlık maaşı, yalnızca geçici bir yardım değil, hane ekonomisini dengeleyen kalıcı bir destek mekanizması olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, mevcut sosyal yardımların parçalı yapısının sadeleştirilmesini ve daha adil bir gelir dağılımı oluşturulmasını da hedefliyor. Yetkililer, sistemin hem çalışan yoksulları hem de düzenli geliri olmayan kesimleri kapsayacak şekilde tasarlandığını vurguluyor.
Vatandaşlık maaşının hayata geçirilmesiyle birlikte, sosyal yardımlarda önemli bir dönüşüm yaşanması bekleniyor. Yardımların tek bir çatı altında toplanması, başvuru ve değerlendirme süreçlerinin daha şeffaf ve hızlı işlemesini sağlayacak. Hane bazlı gelir tespiti esas alınacağı için, destek miktarı da sabit bir rakamdan ziyade kişiye ve haneye göre değişken olacak. Bu sayede, gerçekten ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara daha adil bir dağılım yapılması hedefleniyor.
Planlamaya göre, uygulamanın ilk etapta pilot bölgelerde başlatılması ve elde edilecek sonuçlara göre kademeli biçimde ülke geneline yayılması öngörülüyor. Pilot süreçte, sistemin ekonomik etkileri, bütçeye yansımaları ve toplumsal sonuçları detaylı biçimde analiz edilecek. Bu aşamanın ardından, vatandaşlık maaşının kapsamının genişletilmesi ve daha fazla haneye ulaşması planlanıyor. Özellikle düşük gelirli aileler, tek ebeveynli haneler, işsizler ve gelir seviyesi düşük emeklilerin bu modelden faydalanabilecek gruplar arasında yer alması bekleniyor.
Ekonomi çevreleri, vatandaşlık maaşının yalnızca sosyal bir destek değil, aynı zamanda iç talebi canlandırıcı bir unsur olabileceğine de dikkat çekiyor. Düzenli gelir desteğinin, tüketim harcamalarını artırarak ekonomiye dolaylı katkı sağlaması öngörülüyor. Ancak bu noktada bütçe disiplini ve sürdürülebilirlik konuları da yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor. Devletin, sistemi uzun vadede finanse edebilecek bir yapı kurmayı hedeflediği ifade ediliyor.
Vatandaşlık maaşı modeli, sosyal devlet anlayışının güncellenmiş bir yansıması olarak değerlendirilirken, kamuoyunda da geniş bir tartışma alanı oluşturmuş durumda. Destekleyenler, uygulamanın yoksullukla mücadelede önemli bir adım olduğunu savunurken, eleştirenler ise uygulamanın detaylarının ve kriterlerinin netliğine dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde, yasal ve idari düzenlemelerin tamamlanmasıyla birlikte vatandaşlık maaşının nasıl bir çerçevede hayata geçirileceği daha da netleşecek.
MAGAZİN
13 Ocak 2026GÜNDEM
13 Ocak 2026MEDYA
13 Ocak 2026DÜNYA
13 Ocak 2026MAGAZİN
13 Ocak 2026DÜNYA
13 Ocak 2026DÜNYA
13 Ocak 2026
1
Şimşek Açıkladı: Sahte Belgeyle Mücadelede Yeni Dönem Başlıyor
92857 kez okundu
2
İstanbul’a Kar Geliyor: Kar Yağışı Beklentisi ve Etkileri
29672 kez okundu
3
6 Kez Kırmızı Işık İhlali Yapanların Ehliyeti İptal Edilecek: Yeni Düzenleme Trafik Güvenliğini Artıracak
25198 kez okundu
4
DOĞUKAN GÜNGÖR’ÜN DE ARALARINDA OLDUĞU 24 KİŞİ GÖZALTINDA
12273 kez okundu
5
SİBER TEHLİKE KAPIDA: WHATSAPP HESAPLARI YENİ NESİL GHOSTPAIRING SALDIRILARININ HEDEFİNDE
11563 kez okundu