Evlilik kararı, hayatın en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilirken, yapılan araştırmalar bu kararın zamanlamasının ilişkinin geleceği üzerinde sanıldığından çok daha etkili olduğunu ortaya koyuyor. Son yıllarda evlilik ve boşanma verileri üzerine yapılan kapsamlı incelemeler, boşanma riskinin belirli bir yaş aralığında yapılan evliliklerde belirgin şekilde daha düşük olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre ne çok erken yaşta ne de ileri yaşlarda yapılan evlilikler, uzun vadeli uyum açısından en ideal tabloyu sunuyor.
Araştırma sonuçları, evlilikte boşanma riskinin en düşük olduğu dönemin genellikle 28 ile 32 yaş aralığına denk geldiğini ortaya koyuyor. Bu yaş diliminde bireylerin hem duygusal hem de zihinsel olarak daha olgun bir yapıya sahip oldukları, kendilerini ve beklentilerini daha iyi tanıdıkları ifade ediliyor. Eğitim hayatını büyük ölçüde tamamlamış, iş yaşamında belli bir istikrar yakalamış ve sosyal kimliğini oluşturmuş bireylerin, evlilikte karşılaşılabilecek sorunlarla başa çıkma konusunda daha güçlü bir duruş sergilediği vurgulanıyor.
Genç yaşta yapılan evliliklerde ise kişisel gelişimin henüz tamamlanmamış olması, hayat hedeflerinin zamanla değişmesi ve ekonomik belirsizliklerin ilişki üzerinde baskı oluşturması boşanma riskini artıran faktörler arasında gösteriliyor. İleri yaşlarda evlenen çiftlerde ise uzun yıllar boyunca oluşmuş alışkanlıklar, bireysel yaşam düzenleri ve yüksek beklentiler, evlilik uyumunu zorlayabiliyor. Bu nedenle orta yaşın ilk dönemleri, denge ve uyum açısından öne çıkıyor.
Uzmanlar, ideal yaş aralığının tek başına mutlu bir evliliğin garantisi olmadığını da özellikle vurguluyor. Sağlıklı iletişim, ortak değerler, karşılıklı saygı ve empati gibi unsurların, yaş faktöründen bağımsız olarak evliliğin temelini oluşturduğu belirtiliyor. Ancak doğru yaşta alınan evlilik kararının, bu unsurların daha sağlam bir zeminde gelişmesine katkı sağladığı ifade ediliyor.
Elde edilen veriler, evlilik planı yapan çiftler için önemli bir yol haritası sunarken, aceleyle ya da toplumsal baskıyla alınan kararların uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Evliliğin yalnızca romantik bir birliktelik değil, aynı zamanda duygusal, sosyal ve ekonomik bir ortaklık olduğu gerçeği, doğru zamanlamanın önemini daha da artırıyor.

MAGAZİN
15 Ocak 2026GÜNDEM
15 Ocak 2026MEDYA
15 Ocak 2026DÜNYA
15 Ocak 2026MAGAZİN
15 Ocak 2026DÜNYA
15 Ocak 2026DÜNYA
15 Ocak 2026
1
TUNCELİLİ PATRONLAR, HEMŞERİ SANATÇILARI BULUŞTURDU
3670 kez okundu
2
İstanbul’u Terk Ediyor: Murat Boz Nereye Taşınacak?
2403 kez okundu
3
Çocuk Oyuncu Almina TRT’nin yeni dizisi ‘Kız Babası’nda fırtına gibi esecek…
1492 kez okundu
4
“Serhat Akın: ‘Devletimiz Bu Olayı Aydınlığa Kavuşturacak'”
1000 kez okundu
5
Mustafa Topaloğlu, İbrahim Tatlıses’e neden “Laf” çaktı? “Onun bu halde sahneye çıkmasına üzülüyorum. Otur oturduğun yerde!”
866 kez okundu